
Elimde harita, kafamda gecenin karanlığını aydınlatmayacak kadar küçük kafa lambası,okumakta bile zorlandığım harita ile 25 saattir ekibimle yollardayız. Haritayı doğru okuyamayıp yanlış yöne gittiğimizde tartışıyoruz. Tartışırken kayaların üstünde 400m. aşağıdaki denizi düşünmemeye çalışıyoruz. Sırt çantamızda hazırladığımız sandeviçlerimiz bitmek üzere. Suyumuz zaten bitti. Arazide bir dere,çeşme bulabilme hayali ile giderken açlık ve susuzluk dikkatimizi,konsantrasyon ve algımızı iyice bozuyor. Haritada kontrol noktası olarak işaretlenmiş yere geldiğimizi fark edip birbirimize sevinç ile sarılıyoruz. Çünkü burada yedek eşyalarımıza ve yiyeceklerimize ulaşacağız. Ayrıca artık koşarak değil bisikletler ile devam edeceğiz. Son 25 saattir koşup yön bulup,kanyonları iplerle geçtikten sonra bisiklete binmek iyi gelecek doğrusu. Ama önümüzdeki 3 tam günü,benzer etaplar ile geçeceğimi düşünmezsem iyi gelecek.
İnsan durup dururken niye böyle eziyetlere sokar ? Yada canı kadar sevdiği hayatını bile emanet ettiği arkadaşı ile kavga eder sonra da barışır.
Haydi gelin sizinle macera ruhunuzu tatmin edeceğiniz böyle bir organizasyonda beraber yer alalım.
